Sifiliz

Sifiliz (Frengi)

Sifiliz (Frengi)Treponema pallidum (Okunuşu: yazıldığı gibi) adlı bakterinin neden olduğu bir hastalıktır. Bakteri, vücuda girdiği bölgenin yakınındaki lenf düğümlerine ulaşır ve ardından kan yoluyla yayılır. Hastalığın belirtileri genellikle etkenle karşılaştıktan 1-13 hafta sonra başlar; ortalama süre 3-4 haftadır. Frengi hastalığı başlıca üç evreden oluşur.

sifiliz-frengi-cinsel-hastaliklar

Sifiliz Birinci Evre

İlk belirti, enfeksiyon bölgesinde (sıklıkla penis, kadın dış cinsel organları, hazne, makat çevresi) ortaya çıkan ağrısız bir yaradır (şankr). Bulaşma yoluna bağlı olarak, dudaklar, dil, boğaz, rahim ağzı, parmaklar ya da nadiren vücudun başka bölgelerinde de şankr görülebilir.
Yara sayısı genellikle tek, nadiren birden çoktur.
Şankr başlangıçta küçük, kırmızı bir kabartı şeklindedir; kısa zamanda açık yaraya (ülser) dönüşür. Yara kanamaz, üstü silinince bulaşıcı olan berrak bir sıvı dışarı sızar.
Şankr ağrısız olduğundan sıklıkla gözardı edilir. Enfekte kadınların yaklaşık yarısı ile enfekte erkeklerin üçte biri bu lezyonun farkında değildir.
Yakındaki lenf düğümleri genellikle şiş ama ağrısızdır.
Şankr genellikle 3-12 haftada kendiliğinden iyileşir. Ancak hasta iyileşmemiştir; bu dönemde mikrop tüm vücuda yayılır.

Sifiliz İkinci Evre

Genellikle enfeksiyondan 6-12 hafta sonra bir deri döküntüsüyle başlar. Döküntü, tüm vücudu, hatta avuç içleri ve ayak tabanlarını da kaplar; pembe renklidir ve deriden kabarık değildir. Bu döküntü kısa süreli olabilir ya da aylarca sürebilir. Kişi tedavi edilmese bile döküntü genellikle kaybolur. Ancak, haftalar ya da aylar sonra yeni döküntüler oluşabilir.
Hastaların çoğunda ağız içinde yaralar oluşur.
Hastaların yarısında bütün lenf düğümleri şişmiştir
Olguların yaklaşık %10’unda gözlerde iltihap vardır. Gözlerdeki iltihap genellikle hiç belirtiye yol açmasa da bazen görme sinirindeki şişme, görüntünün bulanmasına neden olabilir.
Olguların yaklaşık %10’unda kemik ve eklemlerde ağrı vardır.
Böbrek iltihabı idrarda protein çıkmasına neden olur.
Karaciğer iltihabı sonucunda sarılık meydana gelebilir.
Az sayıda hastada görülen beyin zarı iltihabı (menenjit), baş ağrıları, ense sertliği ve bazen sağırlığa yol açar.
Derinin mukozalarla birleştiği yerlerde (örneğin dudaklar ve kadında dış cinsel organların iç kenarlarında) ve nemli deri bölgelerinde kabartılar (kondiloma lata) gelişebilir. Çok bulaşıcı olan bu alanlar yassılaşıp, pembe ya da gri renk alabilir.
Genellikle saç yamalar halinde dökülür; bu durum, güve yeniği görüntüsüne neden olur.
Diğer belirtilerden bazıları halsizlik, iştahsızlık, bulantı, ateş ve kansızlıktır.

Latent (Gizli) Evre

İkinci evrenin belirtileri bir süre devam ettikten sonra, tedavi edilmese de kendiliğinden kaybolabilir ve hastalık, hiçbir belirtinin görülmediği latent (gizil) evreye girer.
Bu evre yıllar boyu ya da onlarca yıl (kişinin yaşamı boyunca) sürebilir.
Latent evrenin erken dönemlerinde bulaşıcı deri belirtileri yeniden ortaya çıkabilir.

 

Sifiliz Üçüncü Evre

Bu evrede kişi artık bulaştırıcı değildir.
Bu dönemde başlıca sinir sistemi ve kalp-damar sistemi tutulur.
Çeşitli organlarda “gom” adı verilen yumrular ortaya çıkar.
Nadiren kalp ve beyinde meydana gelen hasar sonucunda ölüm gerçekleşir.
Üçüncü evre frengi günümüzde nadir görülmektedir.

Sifiliz Bulaşma yolları

  1. Cinsel ilişki (vajinal, anal, oral)
  2. Deriden doğrudan temasla
  3. Kan aktarımı ile
  4. Gebelik sırasında anneden bebeğe

Sifiliz Tanısı

Hastalığın tanısı, kan örneğinin özel yöntemlerle incelenmesi ile konulur.
Bu testler, Bulgu laboratuvarı  bünyesinde uzman hekimlerimiz kontrolunde yapılmaktadır.
Hasta bireylere yapılan testlerin doğru sonuç vermesi, hastalığın erken tespiti açısından büyük önem taşımaktadır. Söz konusu tanı metotları arasında PCR, TPHA/TPPA ve RPR testleri en yüksek sensitiviteye (%80-100) sahiptir. Ek olarak; RPR gibi antikor testleri; geçmişte sifiliz geçirmiş bireyleri veya benzeri bir hastalık taşıyanları da, yalancı pozitif olarak gösterdiğinden; PCR doğru teşhis için büyük güvenilirlik sunmaktadır.

Sifilizin teşhis edilmesinde kullanılan serolojik testler, nontreponemal (tarama) ve treponemal (doğrulama) olmak üzere ikiye ayrılır. Nontreponemal testlere ait Venereal Diseases Research Laboratory (VDRL) ve Rapid Plasma Reagin (RPR) testleri insanın ürettiği reagin antikorlarının tespitine dayalıdır.

  1. Venereal Diseases Research Laboratory (VDRL): T. Palliduma karşı üretilen antikorların flokülasyon metoduyla saptanması temelinde çalışan non-spesifik bir testtir. Konjenital sfiliz ve nörosfiliz tanısında tercih edilmektedir. Hatalı pozitif sonuç oranlarının yüksekliği nedeniyle pozitif vakalar spesifik testlerle doğrulanmalıdır.
  2. Rapid Plasma Reagin (RPR): Reagine karşı oluşan antikorları saptamaktadır. Bu antikorlar genellikle infeksiyon başlangıcından itibaren 4-6 hafta sonra ortaya çıkmakta ve hastalığın sekonder fazında pik yaptıktan sonra düşmeye başlamaktadır. Tedaviyle birlikte antikor miktarında düşme görülmektedir. Pek çok nedenle hatalı pozitif sonuç verebilmesi nedeniyle pozitif sonuçların FTA-ABS testiyle doğrulanması önerilir.

Bu metotlar basit ve ucuz saptama sağlamalarına rağmen, spesifitelerinin (özgünlük) düşük olması nedeniyle yalancı pozitif sonuç verebilmektedirler.

Treponemal testler, nontreponemal testlerin verdiği pozitif sonuçları doğrulamak için kullanılmaktadır. Eğer treponemal testlerin verdiği sonuç pozitif olmazsa nontreponemal testlerin verdiği sonucun hatalı pozitif olduğu anlaşılır. Treponemal testler aşağıda sıralanmıştır.

  1. Treponema pallidum Hemagglutination Assay (TPHA): TPHA sifilize karşı üretilmiş antikorların titrasyonunun saptanmasına yönelik bir testtir.
  2. Fluorescent Treponemal Antibody Absorption (FTA-ABS): Tropenoma Pallidum’a karşı oluşan antikorların varlığını doğrulamak amacıyla kullanılmaktadır. RPR testi sonucunda pozitif bulunan hastalarda doğrulama testi olarak önerilmektedir. İlaç bağımlılığı, hamilelik, yaşlılık, anormal globulinlerin varlığı, ANA pozitifliği ve SLE gibi durumlarda hatalı pozitif olarak bulunabilmektedir. Ömür boyu pozitif olarak kalması nedeniyle hastalığın aktivitesinin saptanmasında ve tedavi takibinde kullanılmamalıdır

 

Sifiliz Tedavisi

Genellikle sifilizin tüm evreleri için en uygun antibiyotik olan penisilin, enjeksiyon yoluyla verilir.
Penisiline alerjisi olan kişilerde tedavi 2-4 hafta boyunca ağızdan alınan bazı antibiyotiklerle yapılabilir.

Sifilizde izlem ve korunma

Tedavi verilen hastalar, daha sonra 3-6 ay aralarla kontrole çağırılır ve kan testleri tekrarlanır.
İyileşen hastalarda testler negatifleşmelidir. Ancak bu negatifleşme uzun bir zaman dilimi içinde gerçekleşir; bazen birkaç yılı bulabilir.
Birinci ya da ikinci evre sifiliz olan kişilerin, bulaştırıcı olmaları nedeniyle, kendilerinin ve cinsel eşlerinin tedavisi tamamlanana dek cinsel temastan kaçınmaları gerekir.
Birinci evredeki hastaların son 3 ayda içinde ilişkiye girdikleri eşleri, ikinci evredeki hastaların ise son bir yıl içinde ilişkiye girdikleri eşleri tehlike altındadır. Bu kişiler de kan örneği alınarak incelenmeli ve sonuç pozitif ise tedavi edilmelidir.
Tedaviden sonra birinci, ikinci ve latent evre sifiliz tam anlamıyla şifaya kavuşur. Üçüncü evre beyin ya da kalp sifilizindeki hasar genellikle geri dönüşlü değildir. Uygun ilaçlar ile tam tedavi edilen bir kişi, koruyucu bağışıklığın gelişmemesi nedeniyle yeniden sifiliz geçirebilir.



  • 6 MAYIS 1998 yılında  Cebeci de çalışma hayatına başlamış,  2006 yılında Kavaklıdere şubesini açarak  bugüne dek hızlı, kaliteli, güvenilir ve ekonomik tahlil hizmetleri sunma amacını sürdürmüştür. Temel prensibimiz kaliteden ve etik değerlerden ödün vermeden en iyi laboratuvar hizmetlerini vermektir

    Laboratuarımızda kaliteli hizmet; hastaya, yapılan işe ve alınan örneğe saygı ile başlar, sürekli eğitimle, kalite kontrol çalışmalarıyla devam eder, teknolojiyi takip ederek süreklilik kazanır.  
     
    Laboratuvarımız ekonomik fiyatları, tecrübeli uzman laboratuvar personeli, geniş laboratuar tahlil paneli, güleryüzlü hizmeti, zamanında sonuç verebilmesi hasta portföyumuzun artmasında en önemli nedenlerden biridir.
İLETİŞİM BİLGİLERİ
Adres:
Tunalı Hilmi Caddesi Bestekar Sokak No:78/3-4 Kavaklıdere / Çankaya / ANKARA
HARİTA
2014 Bulgu Laboratuvar Tüm Hakları Saklıdır.
TEKNODEVA